Emir Sultan Efsanesi
Yıldırım Beyazıt savaşa gider Emir Sultan Yıldırım Beyazıt ‘nı damadı olduğu
için Bursa dan ayrılmaz Bu duruma Yıldırım Beyazıt’ın karısı ve Emir Sultan’ın
kızı çok içerlenir ,Emir Sultana “ Sana yakışıyor mu ? Babam harp meydanında
savaşıyor sen buradasın” Emir Buhari de “ Hanım bizim harbe gidecek zamanımız
henüz gelmedi Allah kısmet eder izin verirse o zamanda gelecek.”der Birkaç gün
sonra çadırında otururken çadırın bir ucunu kaldıran Amir Sultan karısına savaş
meydanını gösterir Bakarlar ki Yıldırım Beyazıd ayağından yaralanmış Ordusu da
yenilmek üzere Emir Sultan karısına “ şimdi Allahın izniyle babana yardıma
gidiyorum” diyerek hanımının başörtüsünü alır ve ortadan kaybolur.Bu sırada
savaş meydanın da beyaz bir atlı belirir.Beyaz atlı savaşçı önüne çıkan düşmanı
perişan eder Kaybedilmek üzere olan savaş zaferle sonuçlanır,Evden çıkarken
karısının başından aldığı baş örtüsünü de Yıldırım Beyazıt’ın ayağına sarar ve
ortadan kaybolur. Zafer dönüşü Bursaya gelen Yıldırım Beyazıt ilk iş olarak
damadı Emir Sultanı huzuruna çağırır .Hiddetle “ Ben senin gibi karısının
koynundan çıkmayan zavallı bir damat istemiyorum,Benim damadım halk meydanında
düşmanı perişan eden beyaz atlı gibi bir yiğit olmalıydı.”Emir Sultan
“Afedersiniz Sultanım “diyerek beyaz atlının kendisi olduğunu açıklamaz Orada
bulunan Hundi hatun Babasının bacağına sarılı olan örtüyü hemen tanır” Hayır
baba “der Bacağınızdaki çevreye bir bakar mısınız o benim çevrem “ der .Padişah
bacağındaki çevrenin kızına ait olduğunu görünce kendisine yardım edenin Emir
Sultan olduğunu anlar ,hemen yerinden fırlayarak Emir Sultanın elini öpmeye
çalışır Emir Sultan “ Siz benim büyüğümsünüz ben sizin elinizi öpeyim “ der. Ve
zaferlerin daim olmasını diler.
|